YENİLİKÇİ PROJELER / INNOVATIVE PROJECTS


Eczacıbaşı’nın yenilikçi projeleri

Eczacıbaşı’s innovative projects

Eczacıbaşı Topluluğu, özgün inovasyonları teşvik eden bir kurum kültürünün ancak kabul görmüş alışkanlık ve yaklaşımları sorgulayarak yeni bakış açıları kazanmakla mümkün olduğuna inanıyor. Topluluk, yaşam alışkanlıklarını dönüştürecek çözümlerin, sonuç kadar problem ve sürece odaklanarak, konfor alanlarımızdan çıkarak ve hata yapma cesaretini gösterdiğimiz ölçüde gerçekleştirildiğini değerlendiriyor. İşte Topluluk kuruluşlarının bu yaklaşımla geliştirdikleri yaratıcı ve yenilikçi projelerinden bazıları...

The Eczacıbaşı Group is of the conviction that a corporate culture that encourages original innovations is only possible through the acquisition of new perspectives by perpetually calling into question ingrained practices and approaches. The Group observes that lifestyle transforming solutions are developed by focusing on the problem and the process as well as the outcome, by venturing out of our comfort zones, and by daring to make mistakes. Here are some of the creative and innovative projects developed by Group companies embracing this approach...

Selin Nemlendiricili Kolonya

Selin Eau-de-Cologne with Moisturizer

“Kategorimizde bir ilki gerçekleştirerek, hijyen alanında ‘Yılın İnovatif Ürünleri’ arasında gösterildik.”

“With groundbreaking work in our category, we were named among “Innovative Products of the Year” in the area of hygiene.”

DİDEM BİLİR

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Ar-Ge Sorumlu Uzmanı

Eczacıbaşı Consumer Products Senior Research and Development Specialist

Pandemi ile birlikte ellerin sık yıkanmasının yanı sıra kolonya ve dezenfektan kullanımının artması ellerde kuruluk ve hassasiyetin artmasına yol açtı. Bu probleme çözüm bulabilmek ve tüketicinin ihtiyacını karşılayabilmek için bildik, sevilen limon kolonyamızın sağladığı ferahlığı ve hijyeni koruyarak, ellerdeki nem ihtiyacını karşılayan Selin Nemlendiricili Limon Kolonyası’nı geliştirdik.

Projemiz, Ar-Ge ve Pazarlama birimlerimizin önderliğinde, birçok birimin katılımıyla beş ay gibi kısa bir sürede tamamlanarak Temmuz 2020’de hayata geçti. Selin Nemlendiricili Kolonya, kategorisinde Türkiye’de bir ilk oldu ve ulusal patent başvurumuzu yaptık. Marketing Türkiye tarafından yapılan “Yılın İnovatif Ürünleri” araştırmasının “Hijyen” kategorisinde ilk üçte yer aldık. Cildin doğal florasını koruyarak dezenfekte eden Selin Nemlendiricili Kolonya, alternatif çözümlere göre çok beğenildi.

Due to the pandemic, frequent hand-washing and increased use of eau-de-cologne and disinfectant solutions have caused dryness and heightened sensitivity of the hands. To find a solution to this problem and respond to the consumers’ needs, we developed Selin Eau-de-Cologne with Moisturizer, which keeps hands sufficiently moisturized while still preserving the familiar freshness and hygiene levels of our popular lemon cologne.

Led by our R&D and Marketing units and supported by several other departments, our Project was completed in only five months and our product was launched in July 2020. Since Selin Eau-de-Cologne with Moisturizer was a groundbreaking product in its own category, we submitted our application for a national patent. We were ranked among the top three products in the “Hygiene” category of Marketing Turkey’s “Innovative Products of the Year” study. As a product that disinfects while protecting the natural skin flora, Selin Eau-de-Cologne with Moisturizer was highly favored over alternative solutions and brought in an additional gross profit of TL 1.2 billion in the first half of 2020.

Mission: Halloysite

Mission: Halloysite

“Endüstriyel minerallerin niş ürünlere dönüşüm yolculuğunda, ekosistemin gücü ile dünyada ilklere imza attık.”

“In the transformative journey of making niche products out of industrial minerals, we achieved groundbreaking work through the power of the ecosystem.”

TUĞBA UÇAR DEMİR

Esan Ar-Ge Yöneticisi

Esan Research and Development Manager

Kendisi nano boyutta ama işlevleri ile sınır tanımayan halloysit minerali, dokunduğu her malzemeyi bir sihirli değnek gibi değiştirerek geliştiriyor. Ülkemizin önemli kaynaklarından nanotüp içerikli bu minerali tanıtmak için çıktığımız yolculukta, mineralin farklı sektörlerdeki potansiyelini belirleyebilmek için alanında uzman kişilerle bir araya gelerek bir ekosistem oluşturduk. Yeni sektörlere açılmak için minerali ve yapabileceklerini anlatmak için üniversite, sanayi ve kamu kurumlarına yönelik tanıtımlar gerçekleştirdik. Dünyada 50’den fazla iş birliği kurduk.

Halloysit minerali özelinde bir ekosistem yaratarak, paydaşlarımızla birlikte insan odaklı malzemeler geliştirmek ve mineralin farklı kullanım alanlarını belirlemeyi sağladık. Böylelikle, endüstriyel minerallerin niş ürünlere dönüşüm yolculuğunda ekosistemin gücü ile dünyada ilklere imza attık.

Even though nanosized in its dimensions, the halloysite mineral is unbounded in its functions. Everything it touches transforms and improves as if touched by a magic wand. We embarked on a journey to promote this nanotube mineral as a precious natural resource of our country. To be able to determine the potential of the mineral in a variety of sectors, we came together with specialists and formed an ecosystem. We staged introductory seminars at universities and at industrial and public institutions to promote the mineral and explain its uses in various sectors. We formed over 50 collaborative partnerships across the world.

By building an ecosystem with our stakeholders around halloysite, we were able to develop human-centered materials and identify various areas of use for the mineral. Through the power of this ecosystem, we achieved groundbreaking progress in this transformative journey of making niche products out of industrial minerals.

OKEY'den taklidini değil gerçeğini yaşatan kampanya!

From OKEY, a campaign that offers the real experience, not the fake!

“Cinsel sağlık kategorisinde derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çeken kampanyamızla, iletişim yaptığımız süre boyunca kategorimizde her ay yüzde 52 büyüdük.”

“With our campaign drawing attention to the ever-increasing gender inequality in the area of sexual health, we achieved a monthly growth for the duration of the communication campaign of 52 percent in our category.”

EVRİM KAYATAŞ SENCER

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri Pazarlama Müdürü

Eczacıbaşı Consumer Products Marketing Manager

“OKEY Nirvana ile Taklidini Değil Gerçeğini Yaşa” sloganıyla yürüttüğümüz kampanya, yıllardır sadece erkekleri hedef alan prezervatif kategorisinin dinamiklerini değiştirdiğimiz ve kadınları odağa aldığımız bir iletişim çalışması. Türkiye’de ilk kez kadınları hedefleyen kampanyamızla, kadınları kategori alışverişçisine dönüştürerek kendi cinsel zevkleri ile ilgili bir ürün denemeye teşvik ettik. Böylece, cinsel sağlık kategorisinde derinleşen toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çektik ve kadınlarda cinsellikleri ile ilgili farkındalık yarattık. Küçülen prezervatif kategorisinde, orgazm segmentinde iletişim kampanyasının süresi boyunca her ay en az yüzde 52 büyüyerek daha çok kadını müşterimiz haline getirdik. Dünyanın en prestijli pazarlama ve reklam etkinliği yarışması olan Effie Ödülleri’nde de iki Altın Effie almaya hak kazandık.

Our campaign based on the slogan “With OKEY Nirvana, Experience Not the Fake but the Real Thing” aims to change the dynamics of the condom category, which has to date primarily targeted the male population. Our campaign focused on women, and in that respect, it was groundbreaking in Turkey. We positioned women as the target audience in this shopping category and encouraged them to try out a product for their own sexual pleasure and wellness. Hence, we drew attention to the rising levels of gender inequality in the area of sexual health and raised awareness of women’s sexuality. In the condom category, which has been on the wane for some time, we achieved a monthly growth for the duration of the communication campaign of 52 percent and gained a great number of women customers. We won two Golden Effies for this campaign at the world’s most prestigious marketing and advertising event, the Effie Awards.

VitrA İnovasyon Merkezi Kültürel Dönüşüm Projesi

VitrA Innovation Center Cultural Transformation Project

“Daha insan odaklı ve yaratıcı bir inovasyon kültürü oluşturmak için çalışıyoruz.”

“We are working towards an innovation culture that is more human-centered and creative.”

HANİFE SÖNMEZ

Eczacıbaşı Yapı Gereçleri İnovasyon Projeleri Sorumlu Uzmanı

Eczacıbaşı Building Products Senior Innovation Projects Specialist

“Day After Tomorrow” projesi ile amacımız, VitrA İnovasyon Merkezi’ni yarattığı değer ile dünyanın merak ettiği bir çekim merkezi haline getirmek. İnsan odaklı, yaratıcı bir inovasyon kültürü oluşturmak adına çalışanlarımızın önerilerini hayata geçirerek, daha yaratıcı ve çevik bir ekip olma yolunda ilerliyoruz. Vi Challenge’lar ile yaratıcı fikirlere ulaşabiliyor, Yeşil Ofis programı ile daha çevreci ve örnek bir ofis oluyor, çalışan bağlılığı anketlerinde kişisel başarı hissi, işten keyif alma ve takdir edilmede pozitif değişiklikler yaratıyoruz. Uygulamalarımız, hem kuruluş içi hem de Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı gibi kurum dışı paydaşlarımız tarafından iyi uygulama örneği olarak alınıp, inovasyon ekosistemine katkı sağlamak adına yaygınlaştırılıyor. Böylece projemizle hem toplumsal hem çevresel hem de kurumsal değer yaratıyoruz.

With the “Day After Tomorrow” project, our aim is to make the VitrA Innovation Center a place of great value-creation that attracts the curiosity of the world. Working towards a human-centered and creative innovation culture, we make sure that our employees’ suggestions and input are considered and implemented. We are a team that is growing more creative and agile by the day. Through Vi Challenges we have access to creative ideas, and with the Green Office program we are setting a precedent as an environmentally conscious office. Our employee engagement surveys show that we make a positive difference in people's sense of personal accomplishment, enjoyment and sense of being appreciated. Because they contribute to the innovation ecosystem, our practices are being adopted by stakeholders both within the Group and by outside parties like the Technology Development Foundation of Turkey. Thus, with our project, we create value at the social, environmental, and corporate levels.

KaroDepo

KaroDepo

“KaroDepo ile VitrA Karo’nun güncel ürün ve yaratıcı sistemlerinin sergilendiği bir tasarım ve deneyim üssü yarattık.”

“At KaroDepo, we created a center for design and experience where VitrA Tiles’ latest products and creative systems are showcased.”

ŞEBNEM TANRIKUT

VitrA Karo İletişim Yöneticisi

VitrA Tiles Communications Manager

VitrA Karo’nun geniş ürün portföyünü, sistematik tasarım yaklaşımını ve akıllı yüzey teknolojilerini tek bir çatı altında sunabileceğimiz “karoya özel” bir mekân ihtiyacımız vardı. VitrA Tuzla Kampüs’te, yıllar boyunca atıl kalmış bir alanı oldukça heyecan verici bir tasarım dünyasına çevirerek KaroDepo’yu yarattık.

KaroDepo, VitrA Karo’nun 365 gün boyunca fuar kalitesinde tüm güncel ürün portföyünün ve yaratıcı sistemlerinin yer aldığı bir tasarım ve deneyim üssü haline geldi. Tüm paydaşlarımızın mekânı farklı amaçlar için kullanmasıyla, ürün ve tasarım gücümüzü gösterdiğimiz bir deneyim alanı yaratmış olduk. Mekânı çeşitli dijital uygulamalarla destekleyerek çevrim içi- çevrim dışı (online-offline) entegrasyonunu sağladık. KaroDepo’daki teşhir alanlarımızı Digitile.vitra.com.tr web sitesi ile paydaşlarımızla buluşturuyoruz.

We needed a “tile specific” space where we could showcase under one roof the extensive product range, systematic design approach and smart surface technologies of VitrA Tiles. By transforming a space at the VitrA Tuzla Campus that had been left idle for many years into an exciting world of design, we created KaroDepo (Tile Depot).

KaroDepo is a center for design and experience where Vitra Tiles’ entire portfolio of latest products and creative systems can be showcased at international expo quality 365 days a year. We have created an experiential space in which to manifest our product and design power. By supporting at KaroDepo with a number of digital applications, our exhibition spaces can be viewed by stakeholders at Digitile.vitra.com.tr.

B2B Partner Connect

B2B Partner Connect

“Partner Connect, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nin müşteriye açılan penceresi.”

“Partner Connect is Eczacıbaşı Consumer Products' window to the customer.”

PINAR BAYER

Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri İş Uygulamaları Müdürü

Eczacıbaşı Consumer Products IT Business Applications Manager

Kapsamı ile Türkiye’de bir ilk olan Partner Connect portalı, Eczacıbaşı Tüketim Ürünleri’nin dışarıya açılan ve müşteri ile birebir iletişim kurduğu ilk ve tek platform. Talep ve Şikâyet Yönetimi, Sipariş Takibi, Finansal Veriler, Dijital Ürün Kataloğu şeklinde dört farklı modül barındıran platformun yurt içi ve yurt dışı müşterilere hizmet sağlayacak dil desteği de mevcut. Partner Connect, müşterinin ihtiyacını birebir karşıladığı gibi, kullanıcıların istediği bilgiye anında ulaşabilmesini sağladığı için verimlilik ve değer de yaratıyor. Platform, müşteri memnuniyeti ve yüzde 20 verimlilik artışı sağladığı gibi, müşteri taleplerinin çözüm süresini yüzde 25 hızlandırdı.

The Partner Connect portal is a groundbreaking platform in Turkey in terms of its scope. It is also Eczacıbaşı Consumer Products’ first and only platform for communicating directly with its customers. The platform has four modules – Requests and Complaints Management, Order Follow Up, Financial Data, and Digital Products Catalogue – and the language support required by international clients. Partner Connect not only meets the needs of the customer directly, it also enhances efficiency and creates value by enabling users to access all the information they require without delay. The platform has improved customer satisfaction and achieved an increase in efficiency by 20 percent. In addition, it reduced the resolution time of customer service requests by 25 percent.

Çift arayüzlü temassız kartların endüktif kuplaj yöntemi ile üretimi

Production of contactless dual-interface cards with the use of inductive coupling technology

“Projemiz ile tek bir makineye ve tek bir tedarikçiye bağlı kalmadan, çip çakma kapasitemizi tam olarak kullanabiliyoruz.”

“Thanks to our project, we can fully use our chip embedding capacity without having to rely on a single machine and an individual supplier.”

LEVENT GÜRER

E-Kart Üretim Yöneticisi

E-Card Production Manager

Akıllı ödeme kartları pazarının büyük bir çoğunluğunu oluşturan çift arayüzlü temassız kredi kartları 2012 yılında pazara tanıtıldı ve kullanımları o günden bu yana katlanarak artıyor. E-Kart’ta daha önce bu kartların üretimi tedarikçiye bağımlı olan, kapasite kullanımını olumsuz yönde etkileyen ve fire oranı yüksek bir yöntemle yapılıyordu.

Oysa uygulamaya başladığımız yeni teknolojide çiplerin üzerine anten sarımı burada yapılıyor. Bu teknolojinin en önemli avantajı, tek bir makineye ve tek bir tedarikçiye bağlı kalmadan, çip çakma kapasitemizi tam olarak kullanabilmemiz. Üretim firesinin daha az olması, sahada kartların daha az bozulması ve çip üzerine istenilen şeklin basılması gibi avantajlar sağlayan bu yöntem ile kapasite kullanımı artığından, ek makine yatırımı ihtiyacımız da ortadan kalkmış oldu.

Contactless dual-interface credit cards, which make up a large segment of the smart debit card market, were launched in 2012 and their use has been increasing at an exponential rate ever since. Formerly these cards were produced through a method that relied heavily on the supplier, had a high rate of wastage, and negatively impacted capacity utilization.

Conversely, our new technology enables us to do the antenna inlay, which means that we can fully use our chip embedding capacity without having to rely on a single machine or supplier. Other advantages are less production wastage, reduced misfunction of the cards on site and the possibility of printing a desired pattern on the chip. And since our capacity utilization has increased, we no longer need to invest in additional machinery.